UKUB, Türkiye’yi Kalıp Sektöründe Cazibe Haline Getirecek
UKUB, Türkiye’yi Kalıp Sektöründe Cazibe Haline Getirmek İçin Çalışmalarına Devam Ediyor
UKUB, Türkiye’yi Kalıp Sektöründe Cazibe Haline Getirmek İçin Çalışmalarına Devam Ediyor
UKUB, Türkiye’yi Kalıp Sektöründe Cazibe Haline Getirecek
2025 yılı bir önceki yılın son çeyreğinde de tahmin ettiğimiz gibi ülkemizde ve dünya da durağan bir yıl oldu. Özellikle de ekonomik anlamda. Bölgesel savaşlar, ülkeler arası vergi dayatmaları ve kısıtlamalar, değişen dünya düzenindeki teknolojik oluşumlar gibi birçok etken öne çıkan başlıklar arasındaydı. Resmi verilere göre yıllık bazda %33 lük bir enflasyon ortamında 2025 yılını bitirdik.
2025 yılını 683 milyon dolarlık dış ticaret hacmi ile tamamladık. 650 milyon dolar sınırını bir nebze de olsun aştık ama yine ithalatımız daha ağır basmakta. Bu da bizim için olumsuz bir durum. Hedefimiz ihracatın minimum 20-30 puan daha yüksek olduğu tabloyu görmek. Ama son 5 yıl için Adnan Dalgakıran Başkanımızın da Yüzleşme isimli sektörün analizinin çok iyi yapıldığı kitabında da bahsettiği vurucu kelime itibari ile “Patinaj çekiyoruz.”
Sektörümüz açısından 2025 firma bazında ortalama %50-60 doluluk ile gerçekleşti diyebiliriz. Tabi bu çok genel bir ortalama. Sektör ve firma bazında daha düşük ve daha yüksek oranları görmek de mümkün. İş olarak asıl sorun ise şuydu bana göre. Önceki yıllarda dünyada iş vardı iç pazarda iş yoktu veya tam tersi idi. Her iki durumda da piyasa canlı bir şekilde üretimine devam ediyordu. Geldiğimiz nokta itibari ile durum çok farklı. Dünyada ve ülkemizde de iş potansiyeli yeterince yok ve Portekiz, İtalya, Almanya gibi sektörümüzde lider Avrupa ülkelerinde de durum ülkemizdekine benzer maalesef. Hatta daha da vahim olanı Çin de de durum benzer.
Bizi bekleyen tehditler çerçevesinde UKUB olarak Sac Kalıpçılığı, Plastik Kalıpçılığı ve Genel Tedarikçiler Kapsamındaki Çalıştaylarımızı tamamladık. Şubat sonu ile itibari ile Çalıştay raporumuzu üyelerimizi ve sektör paydaşlarımız ile paylaştık.
İkinci adımda ise genel çalıştay raporu ve sonrasında da Bakanlık, OEM, STK ve tier1 bazında toplantılarımız devam edecek. Bu çalıştaylarımız ve sonrası toplantılarımız BTSO ile birlikte yürütülecek olup, bizim için önemli bir destek oluşturmaktadır.
Çatı kuruluşumuz ISTMA ile yakın temaslarımız devam ediyor. UKUB olarak ülkemizi cazibe merkezi haline getirmek için yoğun lobi ve faaliyetler içerisindeyiz. Tüm STK, OEM ve ilgili bakanlıklarımız ile görüşme halindeyiz. ISTMA Dünya toplantısını 2024 de iki gün üzerinden yapmıştık. 2027 Nisan ayı gibi de 3 gün üzerinde daha geniş katılımlı bir toplantı için şimdiden çalışmalara başladık. Umarım gelecek günler hepimiz için güzel şeylere vesile olur.
Son dönemde hep sektör olarak bir durağanlıktan ve özellikle Çin olgusundan bahsediyoruz. Maalesef devam da edeceğiz. İyi bir gelişme ise artık bu durum Avrupa merkezli kalıpçılar için de tehlike sinyalleri vermeye başladı. Pazar kaybının her geçen gün artması giderek gün yüzüne çıktı. Çatı kuruluşumuz ISTMA 4-5 Mart tarihinde Bologna’da bir Avrupa toplantısını yaptı. Bizler de katılım sağladık. Toplantı ana gündemi 2026 ikinci yarısında Brüksel de yapılması hedeflenen toplantı. Bizim de içinde bulunduğumuz bu toplantı ile ISTMA üyesi Avrupalı kalıpçılar olarak TEK SES olarak bu dengesiz ve haksız rekabet şartlarına karşı önlemler almak.
Ana gündem maddeleri aşağıdaki gibi şekillendi.
-Yüksek başlangıç yatırımları ve uzun proje döngüleri
-Küresel rekabetten kaynaklanan artan maliyet baskısı
-Uzayan ödeme vadeleri ve zorlayıcı fiyat koşulları
-Teknoloji sızıntısı ve bilgi birikimi kaybı
-Artan regülasyon ve bürokratik yük
-Nitelikli iş gücü eksikliği ve sektörün cazibesinin azalması
Dertler ve gündem maddeleri görülmüş olduğu üzere aynı. Ve bu toplantı sonrasında ülke kalıpçılığımız adına olumlu neticeler çıkacaktır.
Tüm bu toplantıların ve bürokratik süreçlerin yanında Türk Kalıpçılığı olarak bize düşen en önemli görev; kalıpları en verimli, zamanında ve kaliteli yapmak. Proje takip süreçlerini ve proje takvimine uyumu en iyi şeklide yapmak. Bunu yapmadığımız sürece maalesef yeni projelerde nomine edilme şansımız her geçen gün azalacak.
Zira karşımızda yetişmiş eleman ve makine parkur derdi olmayan, çok hızlı ve süreci titizlikle takip eden, daha ucuz ve kaliteli iş yapan bir rakibimiz var. Karlılık üzerine çalışmıyorlar, büyük ölçek üzerine çalışıyorlar ki bu çok dikkat edilmesi gereken bir nokta bizim ve Avrupa’nın. Kaldı ki kapasite olarak da boşlukları var ki Asya ve Amerika pazarları da daralmış durumda.
Özellikle kaliteli paraya ulaşma noktasında en başta da söylediğim gibi bu sene çok zorlu geçti. Ve üzülerek de belirtmem gerekir ki artık maliyet açısından tercih edilebilir ülkeler sınıfından çıktık. Bu noktada finansal zorlukları yönetirken bunun yanı sıra da bu kulvarda mücadele etmemiz bizleri ayrıca zora sokmaktadır.
Diğer bir olumsuzluk ise de geçenlerde bir büyüğümüzün çok önemli bir tespitte bulunduğu gibi mal değil, enflasyonumuzu ihraç için çalışıyoruz. Çok doğru bir tespit. Bizim bir de böyle bir görünmez ama bir kadar da çok güçlü bir rakibimiz daha var, enflasyon gibi.
Ulu önder Atatürk’ün 10.yıl nutkunda dediği gibi “Az zamanda çok ve büyük işler yaptık”. Bu ilke her durumda ve her sektör için de geçerli bana göre. Yılmadan çalışmaktan başka bir çaremiz yok. Bu süreçte zor zamanlar, sıkıntılı durumlar olacaktır ki hep olacak. 30 yıllık meslek hayatımda bunları fazlası ile yaşadım. Güneş her sabah doğuyor. Karanlık sonsuza kadar değil.
Sevgi ve saygılarımla.
Şahan EÇİN
UKUB Yönetim Kurulu Başkanı




